Serhat başarılı bir iş adamıydı. Bir sabah ofisinde çayını yudumlarken durdu. Jaluzilerin arasından çalışanlarını izledi.
Yumuşak kasım güneşi bahçeye vuruyordu. Güneş ışığı ıslak toprağın üzerinde parlıyordu. Bahçe duvarına bir serçe
İletişimde Öğrenmenin Sessiz Dersi Güneş pırıl pırıl gökyüzünün tam ortasında duruyordu. Otların arasından yükselen cırcır
Bilginin Tozundan Kurtulmak Kitaplığın üst rafına doğru uzandı. Güneş ışıkları raflara dik bir açıyla vuruyordu.
İncirin Yolculuğu Sabah güneşi, incir ağacının yapraklarına vuruyordu. Ahmet, bahçedeki en geniş dala baktı. Dalda,
Sorumluluğu İade Etmek Sokak lambası odayı loşça aydınlatıyordu. Nilay mor kupasından bir yudum çay içti.