Fatma, on yedi yaşında görücü usulüyle evlenerek İzmir’e gelin gitmişti. Doğup büyüdüğü küçük köyünden ayrılması
Ahmet sabah gün aydınlanmadan uyandı. Yağmur damlaları ince ince cama vuruyordu. Yatağından kalkıp camı yavaşça
SALİH’İN NASIRLI ELLERİ Salih gözlerini kuş desenli avizeye dikip düşündü. İçindeki ses biraz kesilmişti sanki.
Güneşin keskin ışığı sıcaklığıyla birlikte toprakla birleşiyordu. Toprakta susuzluktan derin çatlaklar oluşmuştu. Sabah erken kalkan
Serhat, çalışmaktan keyif alan bir iş adamıydı. Ofisinde çayını yudumlarken durdu, düşündü, etrafına baktı. Jaluzilerin
ARABA SEVDASI Sabah yağmuru çoktan gelip geçmişti. Yapraklardaki ince damlacıklar güneşte parlıyordu. Bahçeden kuş sesleri