Birlik Tekil Olandan Farklıdır
Yağmur damlaları pencerenin camından süzülüyordu. Önce tek tek iniyor, sonra birleşiyorlardı. Birleştikçe büyüyor, daha hızlı akıyorlardı. Birlikte hareket ettiklerinde güçleri artıyordu. Ayşe parmağını cama koyup damlaları izledi. Onun için küçük ama merak uyandıran bir oyundu bu.
Tam o sırada, öğretmeninin geçen hafta derste sorduğu soru geldi aklına:
“Göller ve denizler nasıl oluşur?”
Ayşe şimdi cevabı daha iyi görüyordu. Denizler uzaktan bakıldığında tek parça gibi görünüyordu. Oysa hepsi, birbirini bulan küçük damlaların birleşimiydi. Tek bir damla tek başına çok küçük kalıyordu. Birleşince görüntü değişiyor, etki artıyordu.
Pencereden dışarı baktı, bahçedeki ağaçlar dikkatini çekti. Bir ağacı ağaç yapan şeyin ne olduğunu düşündü. Yapraklar, dallar, gövde ve kökler… Hepsi bir araya gelince “ağaç” oluyordu; parçaların birleşimiyle oluşan bir bütün gibi.
Sonra kendi bedenini geçirdi aklından. Kolları, bacakları, başı ve gövdesi vardı.
Ayrı ayrı düşünüldüğünde bir anlam ifade etmeyen bu parçalar, birleşince “insan” ortaya çıkıyordu. Her şey, birleşerek bir anlam kazanıyordu.
Parça bütünle anlam kazanır
Ders zili çaldığında bu düşünce zihninde dolaşıyordu. Sınıftaki arkadaşlarına tek tek baktı. Herkesin güçlü olduğu farklı bir alan vardı. Biri problemleri hızlı çözüyor, biri resim yapmayı seviyordu. Kendisi ise yazarken daha rahattı.
Matematik ödevlerinde bunu daha net hissediyordu. Tek başına baktığında bazı sorular çözmekte, anlamakta zorlanıyordu. Matematik soruları Ayşe için donuk kalıyordu. Anlam bir türlü yerli yerine oturmuyordu. Arkadaşlarıyla bir araya geldiklerinde ise durum değişiyordu.
Öğretmeni sık sık şunu söylerdi: “Öğrenme tek başına yürünen bir yol değildir. Birlikte düşünmek zihni açar. Birlikte öğrenme, bilgiyi daha anlaşılır ve kalıcı öğrenme hâline getirir.”
Öğrenme temasla derinleşir
Bir ödev hazırlanırken bile aynı durumun yaşandığını şimdi fark etmişti. Sonunda ortaya tek bir çalışma çıkıyordu ama bu çalışma, paylaşılan öğrenme deneyimlerinin birleşimiydi.
Ayşe arkadaşları ile çalışmanın evde yalnız çalıştığı günlere göre daha verimli olduğunu anlamıştı. Arkadaşlarıyla birlikte çalıştıklarında zamanın daha keyifli geçtiğini anlayınca kendi kendine gülümsedi.
Güç, doğru bağ ile artar
Ayşe artık birleşmenin önemini görüyordu. Bundan sonra kendine başka sorular sormaya başlamıştı.
- “Kiminle yan yana yürümek istiyorum?”
- “Kiminle aynı masada öğrenmek istiyorum?”
- “Hangi insanların yanında doğruyu daha iyi yapıyorum?”
Farkındalığı arttıkça geçmişte yaşadıkları anlam kazanmaya başlamıştı. Öğretmenin verdiği proje ödevini hatırladı. Öğretmeni her projeyi oluşturduğu çalışma gruplarına vermişti. Başlangıçta bu arkadaşları kendisine değişik gelmişti. Çalışmaya başlayınca kendi içlerinde oluşturdukları küçük grupların her biri bir bölümü üstlenmişti. Birlikte araştırma yapmış, sunumu birlikte hazırlamışlardı. Sunum günü sınıfta kendini hiç bu kadar rahat ve sakin hissetmemişti. Görevi paylaşmışlardı ve görev tek bir kişinin omzunda değildi.
Birleşmek güç veriyordu; özellikle doğru bağlarla, doğru kişilerle birleşmek fark oluşturuyordu.
Her Birleşme Aynı Sonucu Vermez
Ayşe fark ettiklerini annesiyle paylaşmak istedi. Koşarak yanına gitti ve heyecanla:
- “Anneciğim, neyi fark ettim biliyor musun? Aslında her şey birleşerek oluşuyor ve birlikte olunca öğrenmek de kolaylaşıyor.”
Annesi gülümsedi. Masanın üstündeki kürdanları gösterdi.
- “Tek bir tanesini kırmak kolaydır. Bir de on tanesini birleştir, bir de öyle dene.”
Ayşe annesinin dediğini yaptığında çok zorlandığını fark etti. Küçük bir deneme, büyük bir gerçeği gösteriyordu. Birleşince güç değişiyor, sınırlar genişliyordu.
Annesi sözlerine yumuşakça devam etti:
- “Birleşmek insanı güçlendirir. Dikkat etmek gereken kimle ve ne için birleşiyorsun? Kiminle bir arada olduğun çok önemlidir. Sabırlı ve emek veren insanlarla yürürsen, hem hayatı hem bilgiyi daha doğru yere yerleştirirsin.”
Doğru damlayı bulmak
Ayşe annesinin söylediklerini düşünerek tekrar pencerenin yanına yürüdü. Yağmur hâlâ cama usulca vuruyordu. Küçük damlalar birbirini buluyor, birleşiyor ve birlikte aşağı doğru yol alıyordu.
“Hayat, doğru damlayı bulup birleşmek demek. Öğrenmek de böyle, doğru bağla çoğalıyor ve insana geri dönüyor.” dedi Ayşe kendi kendine.
Hayatta da öğrenmede de büyüme, insan ilişkileri içinde, tek başına değil; doğru bağlarla mümkün oluyor.
58 Responses
Birleşmesi zor insan tek başına hızlı ilerleyebiliyıor o yüzden birleşmek insanı yavaşlatıyormuş gibi geliyor. Birleşmesi zor, evet daha yavaş ilerliyoruz ama daha ileri gidiyoruz, birinin açığını diğeri kapatıyor, birinin düştüğü yerde diğeri kaldırıyor. Zor mu evet, daha mı güçlü evet…
Evet, bu durum insanın nefsine ters gelebilir, fakat birleşmenin bereketini tattığında, inan nefsinin zıddına hareket edebiliyor.
Ancak günümüzde bireyselleşmek artık o kadar çok ön plana çıkdı ki artık insanlar birleşmekten çok bireyselleşmeye başladı. Aile olmak için bile birleşmek insanlara zor gelmeye başladı 🙁
Bu yazı bana doğadaki küçük yapıların nasıl büyük anlamlar oluşturduğunu tekrar hatırlattı. Bir damlanın tek başına küçük görünmesi ama doğru damlalarla birleştiğinde güçlü bir akışa dönüşmesi gerçekten etkileyici bir metafor.
Aslında bu durum biraz da kar taneleri gibi değil mi? Her biri tek başına küçük ama bir araya geldiklerinde bambaşka bir manzara oluşturuyor. Daha önce burada okuduğum kar taneleri yazısında da benzer bir bakış vardı.
Belki de hayatın önemli sorularından biri şu:
İnsan gerçekten doğru damlayı nasıl bulur?
Yan yana geldiğimiz insanların bizi büyüttüğünü mü yoksa küçülttüğünü mü nasıl anlayabiliriz?
evet, neyin parçası olduğumuz ne kadar önemli? neyi temsil ediyoruz? nelerle anılıyoruz? aslında kimiz?
Gerçekten doğru bir çıkarım. Kimlerin isteği böyle olsa da birleşen kazanıyor.
İnsanın yanılgısıda tam burada, birleşmek yavaşlıyor gibi düşünülüyor. Halbuki birleşmek bereketi ve sürekliliği getiriyor.
Lisede de üniversite yıllarında da birlikte çalıştığımız bir grup vardı. O zaman sabaha kadar çalışıp, uykusuz kalıp yorulurduk. Şimdi hepsi bir araya geldikçe keyifle konuştuğumuz güzel bir anıya dönüştü.
Evet evet… Gerçekten de öyle… Geçenlerde 30 yıllık üç arkadaş bir araya geldik. Konuştuğumuz her şey, birlikte ders çalışmak, birlikte eğlenmek, birlikte gülmek, birlikte ağlamak, birlikte yaptığımız o kadar çok şey varmış ki… Üzerinden 30 yıl geçse bile Hepsi birbirinden güzel hatıralar 🙁
Bireysellikten ziyade birleşiyor olmak insanı hedefine daha iyi ulaştırıyor. Birlik olmak ama kiminle ve hangi hedef doğrultusunda? “Peki doğruyu kimin yanında daha iyi yapıyorum?” Üzerine düşünülecek güzel bir ipucu olmuş…
Herbirimiz hayatın içinde mutlaka yağmur damlalarını birleşerek yol aldığını görmüşümdür.
Hayatın içinde de işlerimizi yaparkende, mesala günlük işlerde, çocuk bakımı veya yetiştirmede, birleşerek yapsak yapmış olsak hayat her birimize daha kolay ve komforlu olur… 🥰
insan bazen kaçırıyor, her şeyi kendisi hallederse iyi olur gibi geliyor.. hatırlatıcı bir yazı olmuş..
Gün geçtikçe bireyselliğide artıyor ve insanlara sanki tahammüllü azalmıyor mu?
Evet çünkü çok daha konforlu geliyor bireysellik.
Oysaki hayat doğru damlayı bulup birleşenlerle beraber…
Çocukluğumuzda eskiden dışarda oyunlarımız bile yağmur damlaları, gibi çoğalarak daha güzel unutulmaz oyun olarak kaldı zihnimizde.
Tek başına oyunlarımız hiç yoktur mesala.
Emeğinize sağlık bir yağmur damlası nerelere götürdü bizi… 🥰
Evet bir damla neler düşündürüyor 🙂 Yazıdaki damla metaforu bana da insanların hayatındaki küçük dokunuşları düşündürdü. Bazen küçücük bir söz, küçük bir davranış ya da küçük bir yönlendirme bile bir insanın hayatında büyük bir akış başlatabiliyor.
Tam da bu nokta bana “Beyaz Önlük” yazısını hatırlattı. Orada da küçük görünen ama hayat değiştiren temaslardan bahsediliyordu.
Belki de insanın hayatındaki en kritik anlar büyük olaylar değil, küçük damlaların doğru yerde birleştiği anlar.
Sizce insanın hayatındaki bu “doğru damlalar” nelerdir?
Bir insanın hayatını değiştiren küçük bir dokunuş gerçekten mümkün müdür?
Birleşebilmek ve bunun faydasını farkedebilmek çok zor . Bir o kadarda farkedince çok keyifli oluyor.
Biz bu zamanda birleşmekten ne kadarda korkuyoruz ve çekiniyoruz?
Neden???
Akılları pazara çıkarmışlar, herkes kendi aklını beğenmiş… insanların neredeyse hepsi, her şeyin en doğrusunu kendisinin bildiğini, en iyisini kendisinin yaptığını düşünüyor. başka insanlarla birleşip onlardan fayda görme çabaları yok.
Birleşmek her alanda önemli. Evlilkte birleşme. Hele çocuklar dünyaya geldikten sonra. Parçalardan bir bütün oluşuyor. Tıpkı aile gibi… Mesele doğru birleşmek gerçektende. Diğer parçalar o bütüne uyum sağlamak zorunda kalır. Buda ailenin sürekliliği için çok gereklidir
Birleşerek çok çeşit ortaya çıkarabiliyorsun. Birleşenlerin gücü farklı farklı şekilde birleşmenin çeşitliliği çok güzel. Bir aile birleşmeden oluşur Bir memleket bir ülke bir ekmek aklınıza ne gelirse birleşmenin meydana getirdiği güzellik.
Yemek yapmak geldi aklıma. Sebze, soğan, salça, yağ, baharat çok sayıda malzeme birleşerek bir tat meydana geliyor. Hatta bazen yeterince pismeyince sebzelerin tadı özü birbirine geçmiyor. Tam bir birleşme olmadığında tatları bile ayrı ayrı hissediliyor ve insana lezzetli gelmiyor.
Günümüzde insanlara hep “kendi başına güçlü ol” mesajı veriliyor.
Ama doğaya baktığımızda hiçbir şeyin tek başına büyümediğini görüyoruz.
Belki de mesele tek başına güçlü olmak değil, doğru bağları kurabilmek.
Ve Hayat Hakkaten Birleşebilenlerden yana..
Destekleniyor insan
Birleşmek herşeyi daha güçlü kılıyor. Doğada da tek olan ağaca göre bir ormandaki ağaç daha dayanıklı olabiliyor. Farklı ve güzel meziyetlere sahip insanların birleşmesi de aileyi, şirketi,takımı, ülkeyi daha güçlü kılıyor.
Evet ya evet tek başıma da bir ağaçla ormandaki ağaç arasındaki farkı görmek örneği çok isabetli olmuş.
Eskiler birlikten kuvvet doğar derledi.
Şimdilerde bireysellik popüler edilirken eskileri bir arada tutan şey neydi?
ellerinize sağlık çok güzel bir çalışma olmuş. Birlikten kuvvet doğarı anlatan
İnsan, başka bir insan ile, bitki ile, hayvan ile, eşya ile kurduğu ilişki kadar öğreniyor. İyi olanla İlişki kurduğu müddetçe iyiyi, kötü olanla İlişki kurduğunda da kötüyü öğreniyor. Bu yüzden seçimlerimiz çok kıymetli 💜
Aslında hayatta bir yapboz gibi …Doğru parçayı bulamadıysan yapbozu tamamlayamıyorsun.Bizlerde arkadaşlık ,evlilik , iş hayatı gibi süreçlerde hep doğruyu arıyoruz.Yanlış yerde olduğumuzda ise bir okyanusa dönüşemiyoruz.Dogru damlalar olmak ,dogru damlayı bulunca oluyor.
Yüreğinize ve kaleminize sağlık.
Yap boz ne kadar güzel bir örnek olmuş… Doğru parçayı bulup ve onunla birleşmek kıymetli olan.
Doğru hedefte ilerlemek için doğru damlalarla birleşen olmalı
Ne kadar ilginç, günümüzde aman kimseye muhtaç olmadan yaşayalım vurgusu varken böyle bir yazı düşündürdü. Daha okurken bile birleşerek nelerin üstesinden gelebilirdik dedirtti. Atalarımızın dediği gibi birlikten güç doğar. Aynı amacı taşıyan, doğru insanlarla birşebilmek ne güzel👌🏻
Ne kadar ilginç, günümüzde aman kimseye muhtaç olmadan yaşayalım vurgusu varken böyle bir yazı düşündürdü. Daha okurken bile birleşerek nelerin üstesinden gelebilirdik dedirtti. Atalarımızın dediği gibi birlikten güç doğar. Aynı amacı taşıyan, doğru insanlarla birşebilmek ne güzel👌🏻🌷
Sizin yorumunuz da bana tekrar şunu hatırlattı, bir ortama girdiğinde hemen birileriyle birleş, birlerinin gelmesini beklemeden… Tabiki kiminle birleştiğin önemli 🙂
Birleşmenin öneminin anlatıldığı güzel bir yazı. Vücudumuza bu şekilde bakmak çok farklı bir bakış açısı. Elimiz, kolumuz, bacaklarımız var ama birleşebildiğinde hayatımızı kolaylaştırıyor. Ya da bir şeyler yaparken ortaklaşa yapmak, kim hangi alanda daha iyiyse o kişiden destek almak hayatımızda konfor katıyor. Birleştiğinde vazgeçemiyor da insan destekleyen birileri oluyor.
Yazıyı bir kere daha okuyunca farkettim ki sadece birleşmek değil doğru damla ile de birleşmek önemli… aynı amaca aynı hedefe doğru gidenlerle birleşince insanın hedefine ulaşması da daha kolay olmuyor mu?
Evet birleşmek kadar doğru kişilerle birleşmek de önemli. Bunun için de amacımızı ve hedefimizi bilip o yöndeki kişilerle birleşmek bizi hedefimize çok daha hızlı ulaştırıyor. Tıpkı hayvanların sürü olması gibi…
Tek başına bir damla çok küçük görünebilir ama doğru damlalar birleştiğinde deniz oluşuyor.
Hayatta da sanırım mesele sadece birleşmek değil; kiminle, hangi amaç için birleştiğimizi fark etmek.
Doğru insanlarla yürüdüğümüzde hem öğrenme kolaylaşıyor hem de yol anlam kazanıyor.
Yol yoldaşla güzel. İnsan doğru kişiyle birleştiğinde su gibi akıyor.
Yazıyı okurken doğanın aslında sürekli bize bir şeyler anlattığını düşündüm. Bir damlanın akışının bile bir öğretisi olabiliyor.
Bu bana bir süre önce okuduğum karadutun öğrettiği yaşam sırrı yazısını hatırlattı. Doğada bazen bir ağaç, bazen bir damla, bazen de bir meyve insana yaşamın düzeni hakkında çok şey söylüyor.
Belki de mesele doğayı sadece görmek değil, onu okuyabilmek.
Peki sizce insan doğadaki bu küçük işaretleri fark etmeyi nasıl öğrenebilir?
Doğa gerçekten bize bir şey anlatıyor olabilir mi?
Düşünerek ve irdeleyerek bakıldığında doğadan alacağımız dersler var tabiki. Hemde kusursuz işleyen bir sistem. Doğadaki uyum mesela. Kışın yapraklarını döken bir ağaç, yazın yeşeren. Sıcaklığa göre ayarlanan uyum ve hayatta kalış.
Doğa insan hayatına yön verme konusunda kopya çekeceği bir kitap gibi.. Her sorunun cevabı doğada var.. muhteşem değil mi?
Yazıda da belirtildiği gibi insan öğrenmek için etrafına baktığında hemen her şeyin birleşen parçalardan oluştuğunu görebiliyor.
Doğadaki kusursuz düzeni hayatımızda da uygulamaya çalışmak bağlarımızı kuvvetlendirip, hayatımızı da daha anlamlı bir hale getirmez mi?
Tabii ki doğru damlayı bulmayı unutmadan 🙂
Bu yazı bana atmışlı yaşlarına kadar evliliği öteleyen bir yakınımı hatırlattı. Bir başkasının kahrını çekemem diye birleşmeyi ertelemişti. Geldiği noktada ise pişmanlık hissediyor.
Peki neden bu kadar bireysellik çağrısı yapılıyor acaba günümüzde?
Tek olan çabuk avlanır:) Doğada neden sürüler halinde hareket ediyor canlılar?
Birleşince birbirlerinin eksiklerini tıpkı birer yapboz parçası gibi tamamlıyorlar. Biri diğerinin eli, öteki diğerinin kolu oluyor bir nevi. Yolda gerileyen biri olsa onun bir de destekçisi oluyor yanında. Böylelikle daha çok yol alabiliyorlar.
Tek olan her zaman daha güçsüzdür. Tek başına güçlü olmak bir şey ifade etmez. Farklı güçler birleşmeye başladığında potansiyel artar. Tek başına olan kalın bir dalı kırarsın ama ince bir sürü dal bir araya geldiyse kırmak pek mümkün değildir. Hele bu dallar bir de aynı amaç için birleştiyse…
Güç, doğru bağ ile artar
Nasıl güzel olmuş
Bu devirde çok iyi bir strateji;
Birleşenin güçlü olması.
Doğru damlayı bulup yapışmalı 🙂
Birleşmenin önemini ne güzel anlatmışsınız…
Herkes güya özgür olmak adına bireysel takılırken… Mutsuzluğun dibindeyken bu yazı Bayram sonrası ne iyi geldi..
Artık insanlar Bayramda da tatil yaptığı için bir araya gelemiyorlar.. Elinize sağlık 🌼
Hayatın basit anlaşılabilir olmasının sırrı da birleşmekten geçmiyor mu?
Kürdan örneği ne güzeldi :”) Bazı mizaçlara birleşmek zor, daha bireysel hareket etmek, daha kendi istedikleri şekilde yapmak, daha hızlı hareket etmek istiyorlar. Ama sürdürebilirlik için, sağlamlık için, ve daha bu mizaçtaki arkadaşınızın aklına gelemeyen pek çok şey için 🙂 birleşen olmak gerek.
Birlikte olmanın gücünü hep biliyoruz ama doğru insanlarla olmanın farkını bazen unutuyoruz.
Çok güzel hatırlatmışsınız 👏🏻
Bir çok insan tek başına olmanın onları güçlü kılacağını zannneder. Halbuki birleşmektir kişiyi güçlendiren şey. İki birden kuvvetlidir ama hangi iki birleşen iki tabii ki…👏🏻👏🏻
” Hayat, doğru damlayı bulup birleşmek demek. ” Birleşmenin önemini anlatan ne güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık 🙂