Birini Değiştirmeye Çalışırken Farkında Olmadan Sen mi Değişiyorsun?

Birini Değiştirmeye Çalışırken Farkında Olmadan Sen mi Değişiyorsun?

Birini Değiştirmeye Çalışırken Farkında Olmadan Sen mi Değişiyorsun?

3 dk okuma

Mesai bitip dışarı çıktığında, gün akşama dönmüştü. Esma dalgınlıktan arabaların vızıltısını dahi duymuyordu. İlerideki fırından mis gibi bir koku yayılıyordu sokağa. Zeytinli kekikli baget ekmek aldı fırından. Yoğun bir hafta geçirmişti sonuçta.

Hafta sonuna geldiğinde evde ikinci bir maraton başlıyordu. Annesinin yaşı ilerlediği için evin yükü ona düşüyordu. Temizlik, yemek, alışveriş hep onun işiydi. Dört kız çocuklu evin üçüncü ve tek bekâr kızıydı. Şehrin merkezindeki bir şirketin muhasebe bölümünde çalışıyordu.

Annesiyle babasıyla bahçeli şirin müstakil bir evde yaşıyorlardı. Bahçede meyve ağaçları vardı, yazın gölgesi güzel olurdu. Babası yıllar önce emekli olmuştu. Emeklilik yıllarını eşiyle birlikte seracılık yaparak geçiriyordu. Sabah erkenden kalkıp seraya giderlerdi. Serada yetiştirdikleri sebzeleri yakındaki semt pazarında satıyorlardı. Küçük ama derli toplu bir hayatları vardı.

Baba Cevdet Bey sessiz, sakin, mülayim biriydi. Anne Nurten Hanım kurallara düşkün, az öz konuşan biriydi. Hafta sonları tüm ailenin toplanmasını isterdi. Kışın sobanın sıcağında, yazın çardağın altında buluşurlardı. Bu geleneksel buluşmalarda herkes mutlaka yiyecek bir şeyler getirirdi.

Esas yük yine de Esma'ya düşerdi. Zorlansa da annesine bir şey diyemiyordu. Annesi öyle istiyorsa, öyle olmalıydı. Sevgi zaten bu değil miydi ki? Demiri emir keserdi, başka yolu yoktu.

Hafta sonu toplanma günü gelip çattı. Sabahtan beri telaş içinde koşturuyordu. Esma fırından çıkıp markete geçti. Yarın için ikramlık alışverişini yaptı. Eve geldiğinde ayakları tutmuyordu neredeyse. Poşetleri mutfağa bırakıp üzerini değiştirdi. Elini yüzünü yıkayıp tekrar mutfağa döndü. Yemek bile yemeden hazırlıklara başladı. Gece geç saatlere kadar mutfakta çalıştı.

Bu yorgunluktan sonra bir kahve hak etmişti. Kahvesini alıp bahçedeki köşeye oturdu. Gece serindi, dışarısı sessiz huzurluydu. Hafif bir nane kokusu yayılıyordu bahçeye. Yudumlarken aklı en büyük ablası Leman'a takıldı.

Onu Değiştirmeye Çalışırken Ne Oldu?

Leman eniştesini her fırsatta eleştiriyordu. Her hatasını tek tek düzeltmeye uğraşıyordu. Esma bu durumdan uzun süredir rahatsızdı. Bu yüzden o da ablasını sürekli eleştiriyordu. Her uyarı, her itiraz birbirini izliyordu. Kendi kendine "Ama ben ablamın iyiliğini düşünüyorum" diyordu.

Peki bu nasıl bir iyilikti? Yanlış olduğunu bildiği halde devam ediyordu. Neden bir türlü durduramıyordu kendini? Bu soru her seferinde önüne çıkıyordu, her seferinde geçiştiriliyordu.

En son aile buluşmasını düşündü. Bir konuşma sırasında ablasına sert çıkmıştı. Leman'ın gözleri o anda dolmuştu. Ablasının yüzü Esma'nın içinde kaldı. Derin bir nefes alıp kendine döndü. Leman'ın eniştesine yaptığını kendisi de ablasına yapıyordu. Tıpatıp aynı şekilde, birebir aynı tonla. "Nasıl bu hale geldim!" dedi fısıltıyla. Boğazı iyice sıkışmıştı; güçlükle yutkundu.

Aynaya Bakınca Tanıdık Bir Yüz

Ablasını değiştirmeye çalışırken ona benzemiş, onun gibi davranır olmuştu. Başını iki avucunun arasına aldı. Kullandığı kelimeler, söyleyiş tarzı gözünün önünde canlandı. Tanıdık ama huzursuz edici bir sesti bu. Ablasını düşündüğünde içi bir tuhaf oldu. Sanki aynaya bakıp başkasını görür gibiydi. Usul usul, farkında olmadan bu yola girmişti. Kendini korumak isterken kaybolmuştu biraz. Bunu şimdi çok net görüyordu.

Cevap Çok Uzakta Değil

Kahvenin son yudumunu yavaşça, usul usul içti. Fincanı masaya sakince bırakıp doğruldu. Dışarıda yıldızlar sessiz sessiz parlıyordu. İçeri girerken duraksadı bir an kapıda. Bahçede hafif bir rüzgâr esiyordu. Yarın misafirler gelecekti, sofra kurulacaktı. Onları sıcak bir gülümsemeyle karşılayacaktı. Bu sefer içinde farklı bir şey vardı. Bir ağırlık kalkmıştı sanki omuzlarından.

Değiştirmeye çalıştığı şeyin aslında ne olduğunu biliyordu artık. Yarın Leman'ı görünce ne diyeceğini değil, nasıl dinleyeceğini düşündü.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (18)

  • Cansu M. dedi ki

    16 Mayıs 2026

    Hadi hayatımıza bir bakalım değiştirmeye çalıştığımız insanlara benzemeye mi başlıyoruz acaba? Evet, evet şaşırtıcı bir gerçek...

  • Gözde Hilal Öçalan dedi ki

    16 Mayıs 2026

    Karşıdakini değiştirmeye çalıştıkça ona benzemeye başlamak çok güzel bir detay. İnsan karşıdakini değiştirmeye çalıştığında “Ben söyleyeceklerimi bir an önce söyleyeyim.” fikrine kapılabiliyor. Acaba insanın ne diyeceğinden ziyade nasıl dinleyeceğine odaklanmasını sağlayan şeyler nelerdir?

    • Büşra dedi ki

      18 Mayıs 2026

      Bazen anlatılana illa çözüm bulmak isteyebiliyoruz ya da durumu değerlendirip hak vermek veya hatalı olduğu kısmı belirtmek isteyebiliyoruz. Anlatan kişi bazen sadece dinlenilmek istiyor

  • Z. K. dedi ki

    17 Mayıs 2026

    İnsanın farkında olmadan karşısındaki kişiyi değiştirmeye çabalaması hem kendisine hem de o kişiye faydadan çok zarar veriyor aslında. Esma gibi bunun farkına vararak hareket edebilmek ne güzel olurdu.

  • Busenur dedi ki

    17 Mayıs 2026

    Sen değişince çevren değişirmiş meğer

  • Havva ağırdil dedi ki

    17 Mayıs 2026

    Sevdiklerimizin iyiliğini istiyoruz. İnsan iyi niyetli olmasına rağmen yanlış davranışta bulunabiliyor. Bunu özellikle sevdiklerimize karşı yapıyoruz..

  • E.E. dedi ki

    17 Mayıs 2026

    İnsan başkasında gördüğü yanlışı fark etmeden yapar hale geliyor.
    İnsanın degistirebildiği tek şey kendi düşünce ve davranışları...
    Bunu fark ettiğinde her şey yoluna giriyor 🍀

    • Sümeyra K dedi ki

      23 Mayıs 2026

      İnsanlar birilerinin baskısıyla değişiyor olsaydı... o zaman irade ne kadar anlamsız kalıyor değil mi? İnanı hayvandan ayıran tek özellik oysa...

  • Tuba dedi ki

    17 Mayıs 2026

    İnsan değiştirebilirim diye düşünüyor ama kimse kimseyi değiştiremiyor gerçekten. Bir süreliğine uyumlanıyor ama sadece bir süreliğine. Ne kadar çirkin bir şeyi normal kabul etmişiz

  • Büşra dedi ki

    18 Mayıs 2026

    Kabul etmesi zor olsa da aslında beğenmediğimiz, eleştirdiğimiz ve değiştirmeye çalıştığımız davranışları biz sergiler oluyoruz da fark edemiyoruz. Ara ara kendimizi çek etmekte fayda var :)

  • Habibe dedi ki

    20 Mayıs 2026

    Değiştirmeye çalıştığımız kişiler aslında bize bizi gösteriyor bir ayna gibi. Yaptıklarımızı, yapamadıklarımızı, hatalarımızı gösteriyor bunu fark etmek ne kadar güzel bir şey değil mi?

  • Candan Ebrar CAMBAZ dedi ki

    21 Mayıs 2026

    İnsan hep karşıdakini değişmek istiyor hiç kendini görmüyor

  • esra ÇAM dedi ki

    23 Mayıs 2026

    Yaklaştığımız her kişiden bize pay var yakınlık ölçüsünde.

  • Sümeyra K dedi ki

    23 Mayıs 2026

    Etrafındaki insanların değişmesini isteyen kendini değiştirsin... ne kadar uygulanabilir bir yöntem... insanları kontrol etme şansı yok kimsenin... kendini kontrol etme şansı var.. Ne kadar kıymetli...

  • Ç.E dedi ki

    23 Mayıs 2026

    Beni rahatsız eden şeyler bende olabilir mi?

    Yapabildiğim yada yapamadığım şeyler olabilir mi?

    • Gözde Hilal Öçalan dedi ki

      31 Mayıs 2026

      Acaba hayat da bu şeyleri başkası ile bize duyuruyor mudur? Tıpkı birer yansıma gibi…

      • Ayşe Aysel Çelik dedi ki

        6 Haziran 2026

        Her şey bir mesaj taşırdı.. yeter ki insan kendini dinlesin, zor gelsede

  • Ceyda Dede dedi ki

    27 Haziran 2026

    Öyleyse kimi değiştirmeye çalıştığımıza bakalım. Onda istemediğimiz özellikler bize geçmeden bu işten vazgeçelim..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.