Beyaz Önlük

Beyaz Önlük

3 dk okuma

Güneş batıyordu, kış erken çökmüştü şehre. Gül, hastane kapısından çıktı ve derin bir nefes aldı. Soğuk hava ciğerlerine dolarken tramvaya binmemeye karar verdi bugün. Yürümek istiyordu, düşünmek istiyordu.

"Kırk iki yaşıma giriyorum haftaya." diye geçirdi içinden. "Sonunda o beyaz önlüğü giydim işte." Doktor değildi ama hemşire yardımcısıydı. Çocukluk hayali olan beyaz önlüğü giymişti sonunda.

Dokuz yaşındayken ailesiyle birlikte yurt dışına taşınmışlardı. İlkokulu bitirdi ama sonrası gelmedi bir türlü. Babası onu okula göndermemişti o günden sonra. On iki yaşındaydı o zamanlar.

Öğretmenler sık sık eve gelirdi o günlerde. "Bu çocuğu okutun lütfen." derlerdi hep. "Çok zeki, geleceğini karartmayın." diye yalvarırlardı. Babası kimseyi dinlemedi, kendi bildiğini yaptı. Gül ev işlerine yardım edecekti. Kardeşlerine bakacaktı, okul yoktu artık. Beyaz önlük bir yara oldu yüreğinde.

"Ben giyemedim ama kızım giysin." dedi. Gecesini gündüzüne kattı bunun için. Temizliğe gitti, çok çalıştı yıllarca. Kızına hep aynı şeyi anlattı yıllarca. "Doktor ol, başarılı ol." dedi durdu. Kendi yapamadıklarını ona yükledi sürekli. Lise zamanı geldi, seçim zamanıydı. Kızı sağlık bölümünü seçti sonunda. Gül çok mutluydu o gün. "Doktor annesi olacağım." diye düşündü.

Bir gün telefon çaldı, kızı ağlıyordu telefonda. Bölüme başlayalı iki hafta geçmişti. Artık karar vermesi gerekiyordu, ya devam edecek ya bırakacaktı.

"Anne, biliyorum çok istiyorsun." dedi kızı. "Senin için sağlık seçtim ben ama yapamıyorum, bölüm değiştirmek istiyorum."

Gül'ün kalbi kırıldı, çok canı yandı. Kızının mutlu olmasını da istiyordu elbette. 

"İyice düşündün mü kızım?" diye sordu.

"Çok düşündüm anne, çok denedim. Olmuyor, yapamayacağım ben bunu."

"Peki kızım, sen bilirsin en iyisini." dedi canı yansa da.

Gül birkaç sene sonra bir huzurevinde işe girdi. Çamaşırhanede çalışacaktı ama yine de bir eğitim alması gerekiyordu. O da sağlık kursuna gitti, hemşire yardımcısı oldu. Beyaz önlüğü giydi sonunda. İlk gün önlüğü giyerken durdu, aynaya baktı uzun uzun. "Neden bu kadar zorladım kızımı?" diye düşündü.

Bir bahçıvan geldi aklına, güllere bol bol su veriyordu. Her gün biraz daha su veriyordu. Her gün biraz daha gübre koyuyordu. Güller sararıyordu, soluyordu gün geçtikçe. Çok su fazla geliyordu çiçeklere. Az su ve düzenli bakım lazımdı. 

Kızına çok şey söylemişti yıllarca. Her gün aynı cümleleri tekrar etmişti. "Doktor ol, çalış, başarılı ol." Ne kadar çok söylediyse uzaklaşmıştı kızı. Sözler artık anlam taşımıyordu hiç. Kulaklar kapanmıştı o sözlere.

"Anne, aynı şeyleri duymaktan sıkıldım." demişti kızı. "Bir kez olsun ne istediğimi sordun mu?"

Şimdi anlıyordu Gül gerçeği. Hastaneler ona umut verirdi hep. Kızına ise ağırlık gelirdi sadece. Hastane kokusu Selin'in midesini bulandırırdı. Bir kere bayılmıştı hatta o kokuda. Kan göremiyordu, dayanamıyordu.

"Ne yaptım ben kızıma?" diye düşündü. Elindeki çarşafı katladı yavaşça düşünerek. "Kendi hayallerimi ona yükledim işte. Çok ısrar ettim, çok zorladım onu."

Bir öğretmen geldi aklına. Öğrencilerine sürekli aynı konuyu anlatırdı. Onlarsa o kadar tekrara rağmen yine de dinlemezlerdi. Kulaklar tıkanmıştı o sese artık. Bir kere anlatsaydı ve onu da iyi anlatsaydı belki farklı olurdu. Tekrar fazla gelince değeri düşmüştü sözlerinin.

Gül derin bir iç çekti. "Bu kadar üstüne gitmeseydim keşke." dedi. "Bir kere sorsaydım ne istediğini. Dinleseydim onu, anlamaya çalışsaydım. Belki o zaman söylediklerim değerli olurdu."

Beyaz önlük şimdi üzerindeydi işte. Elini önlüğün üzerine koydu yavaşça. Cebindeki telefon titredi, kızından mesaj vardı. Gülümseyerek o da cevap yazdı: "Nasılsın kızım? Seni özledim."

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (68)

  • Durdane dedi ki

    16 Şubat 2026

    Hikayede kendimi buldum.
    Eğitimin yaşı yoktur, Azim sen ne güzel şeysin insanın hayalini gereçkleştirmesine sebeb olan🌷

    • Sözlem dedi ki

      5 Mart 2026

      Eğitimin yaşı olmadığını insan toplum baskısından uzaklaştıkça anlayabiliyor. Öte yandan anne babalar hatta büyük anne babalar kendi yaşantılarındaki eksikleri zorla torunları veya çocukları üzerinden gerçekleştirmeye çalışmaları çok acı veric😥

  • Durdane dedi ki

    16 Şubat 2026

    Emeğinize sağlık.
    Hikayede kendimi buldum.
    Eğitimin yaşı yoktur, azim sen ne güzel şeysin insanın hayalini gerçekleştirmesine sebep olan 🌷

    • Tuba dedi ki

      11 Mart 2026

      Sadece eğitim değil aslında, insanın istekleri için ödediği bedeller ne güzel ⁴

  • Burcu Y dedi ki

    16 Şubat 2026

    Kendi hayallerimizi çocuklara yüklemek... ebeveynlerin genelde yaptığı hatalardan biri daha. Aslında su akıp yolunu buluyor, hepimiz kendi yeteneklerimize, meyillerimize göre sevdiğimiz işleri yapsak hepimiz çok daha başarılı olmaz mıydık?

    • Esra U. dedi ki

      21 Şubat 2026

      Kesinlikle olurduk…
      İyilik yapacağız derken çok fazla karışabiliyor bir ebeveyn…

    • Emre dedi ki

      8 Mart 2026

      Maalesef aileler çocuklarını kendilerinin uzantısı olarak görüyor. Bu sebeple yapamadıklarını çocuklarının yapmasını bekliyor. Bu hayatta özgürlüğü savunan pek çok kişinin bu şekilde davranıyor olması çok acayip bir ironi...

      • Demet K. dedi ki

        27 Mart 2026

        ve sonra çocuk böyle eğitilir diye diretiliyor... gerçekten ironi...

    • emre dedi ki

      8 Mart 2026

      Bu hikâyede dikkatimi çeken şey şu oldu:
      İnsan bazen sevdiğine zarar vermek için değil, tam tersine iyilik yapmak isterken yük bindirebiliyor.

      Kendi hayallerimizi “yol göstermek” zannediyoruz ama bazen o yol, karşımızdaki insanın yolu olmayabiliyor.

      Belki de asıl mesele şu:
      Bir insana hedef göstermek mi daha doğru, yoksa onun kendi hedefini bulmasına eşlik etmek mi?

      • C.D. dedi ki

        28 Mart 2026

        Kendi hayalimiz onu eninde sonunda mutlu etmeyecek onun yolu olmadıkça. O mutlu olmadıkça bizi de bu hayal tatmin etmeyecek haliyle.
        Kendi yolunu bulmasına eşlik etmek, onun mutlu ve başarılı olmasına destek olmak asıl doğru olan.

    • Sümeyra dedi ki

      20 Mart 2026

      Herkesin kendi sorumluluğunda bir hayatı varken birinin yaşayamadığı hayalleri yaşamak onunda yarım kalan hayalleri olacak demek değil mi? Her insan kendi hayatının dümemini kendi yönetmeli oysa...

  • E.E. dedi ki

    17 Şubat 2026

    Ebeveyn olmak yetiştirdiği kişiye iyiye doğru yön verebilmektir. Hedeflerini dogru belirlemesi için destek olmaktır. İnsan bazen kendi isteklerine göre çocuğuna hedef belirlemek ister.

    • Buse dedi ki

      21 Şubat 2026

      Bu da farkında olmadan dominantlığa varıyor malesef.

      • Sözlem dedi ki

        27 Şubat 2026

        Dominantlık ile yetiştirilen çocuk, kendi ebeveyn olduğu zaman aynı davranışı sergileyebiliyor
        :(

      • Filiz A. dedi ki

        31 Mart 2026

        Bazen çocuğumuzun iyiliği olarak istediklerimiz onların ihtiyacına denk gelemeyebiliyor. Gerçek ihtiyaç neydi?

    • Havva Ağırdil dedi ki

      8 Mart 2026

      İnsan bunu da iyi niyetle yapar. Her zaman için ebeveynler olarak çocuklarımızın lehine olmak isteriz sadece iyi niyet kurtarmıyor aynı zamanda da doğru davranış sergilememiz gerekiyor.

  • Büşra dedi ki

    17 Şubat 2026

    Bazen kendimizin çok istediği bir şeyi defalarca söylediğimizde, söylediğimiz insanın da artık isteyebileceğini zannedebiliyoruz. Ama tam tersi oluyor. Artık o kişi de bıkıyor ve duymak bile istemiyor.

  • Rayise dedi ki

    17 Şubat 2026

    Kendi isteklerimizi çocuklarda zorla yaptırmaya çalışınca nasılsa her şey bozuluyor?
    Aslında herkes kendi hayatında başrolde olmalı değil mi?

    • Didem dedi ki

      21 Şubat 2026

      Başkasının sahnesinde başrol olmaya çalışınca kendi sahnemiz boş kalıyor.

    • Z. K. dedi ki

      22 Şubat 2026

      Kesinlikle. Hayatı zorlaştırmadan yaparsan ne olur, yapmazsan ne oluru gösterebilsek hayat daha farklı olur.

    • Emre dedi ki

      8 Mart 2026

      Böylece insanlar neden bu hayatta olduğunu unutuyor. Bağımlılıklarda bunun çok büyük etkisi olabilir mi? İnsanların en çok ilişkilerde sorun yaşamasının sebebi bu olabilir mi? Çocukluktan itibaren karar alma, seçim yapma konusunda yetersiz kişiler olmuyor mu?

  • Havva Ağırdil dedi ki

    17 Şubat 2026

    İnsan kendinden vazgeçip karşındaki insanın penceresinden bakmalı. Kendi penceremden baktıkça sadece kendimi görüyorum. Bu durum hem karşıma hem de bana zarar veriyor sadece... Keşkeler olmaması için ne yapmam gerekiyor?

    • Esra U. dedi ki

      21 Şubat 2026

      Gerçek bir yetiştiren olmak ne kadarda kıymetli. Karşı tarafın ihtiyacını düşündüğümüzde keşkelerimiz azalır. Ve insanların seçimlerini kabul etmek.. Bazen zor olsada :)

      • Emre dedi ki

        8 Mart 2026

        İnsan bazen kendi yaşayamadıklarını sevdiklerine yaşatmak isterken, farkında olmadan onların yolunu daraltabiliyor.

        Belki de en büyük destek;
        Birinin yerine karar vermek değil, onun kendi kararını verebileceği alanı açmak.

  • Tuba dedi ki

    17 Şubat 2026

    Hepimiz zaman zaman kendi isteklerimizi başkalarının da istemesi gerektiğini düşünebiliyoruz, insanız. İnsanın farkedip yanlışından dönebilmesi nasıl da önemli. 👌

    • Esra U. dedi ki

      21 Şubat 2026

      Ve o hatayı tekrarlamamak için gayret etmek, çok daha kıymetli 🌸

  • Cansu dedi ki

    17 Şubat 2026

    İnsan, "ben yapamadım, o yapsın" derken bazen bunu öyle yoğun istiyor ki kendini bir başkasının hikayesini sahiplenmiş bulabiliyor. Neyi neden istediğimizi iyice tartmak ve analiz etmek gerek... İçimizde kaldı diye yakınıp durduklarımız, geçmişteki acımızı geleceğe taşımak için çırpınmaktan başka bir şey değildir belki de :')
    (Gelecekteki çocuklarım bu yorumu beğendi :))

  • Sümeyra dedi ki

    17 Şubat 2026

    Bazen çok anlatmaya çalışmak yerine anlamaya çalışmak çözer problemleri... Bu da öyle öykü..

  • Sözlem dedi ki

    18 Şubat 2026

    İnsanların kendi yaşantılarının eksik parçalarını evlatları üzerinden tamamlamaya çalışmaları ne acı... Oysa insan kendi yaşantısından sorumlu değil miydi? Günlük hayatımızda bizlerde bu durumdan pek farklı davranmıyoruz belki... Doğru davranışlarla, evlatlarımızı doğru yönlendirmek dileğiyle...

    • Burcu Y dedi ki

      20 Şubat 2026

      Evet yönlendirmek burada temel nokta sanırım, ısrar etmemek, zorlamamak, tavsiye verip ne zarar görebilir nasıl bir fayda sağlayabilir gösterip kenara çekilbilmek herhalde ebevynlik olarak yapılması gereken en zor davranışlardan biri...

    • Fehime dedi ki

      21 Şubat 2026

      İsteklerimiz çok fazla olunca karşı tarafın ne istediğini sormak bile aklımıza gelmeyebiliyor maalesef...

  • Maya dedi ki

    18 Şubat 2026

    Hayatımız keskelerde dolu

    • Burcu Y dedi ki

      20 Şubat 2026

      Bizimkileri doldurduk bizden sonraki nesile daha iyileri aktarabilmek dileğiyleiii

      • Emre dedi ki

        8 Mart 2026

        Beyaz önlük burada sadece bir meslek değil aslında.
        Bazen bir annenin yarım kalan hayali, bazen bir çocuğun omzuna bırakılan görünmez bir yük…

        İnsan gerçekten sevdiğini korumak isterken şunu unutabiliyor:
        Her insan kendi hikâyesinin başrolü olmalı.

      • B.I. dedi ki

        28 Mart 2026

        Faydalı da olsa insanın sırf kendisi istiyor diye birilerine hedef tayin etmesi ne kadar üzücü sonuçlar doğurabiliyor. Üstelik büyük bir zaman kaybına da sebep oluyor.

  • Dilek☀️ dedi ki

    18 Şubat 2026

    İnsan ancak kendi koyduğu hedeflere yine kendi ulaşınca mutlu olabiliyor. Başkası adına hedef koyduğumuzda, iyi niyetlede yapsak işler çıkmaza girebiliyor.

    • Gaye dedi ki

      21 Şubat 2026

      Başkası adına hedef koyamıyoruz değil mi? Ancak yaşantımızla model olabiliyoruz.

  • Habibe dedi ki

    18 Şubat 2026

    Hep böyle oldu şimdiye kadar
    Okumak isteyenler durduruldu
    Okumak istemeyenlerede ısrarla ben okuyamadım sen oku, ben yapamadım sen yap, ben yiyemedim sen ye
    Zıddında yaptırımlar dengeyi bozdu

    • Butterfly dedi ki

      20 Şubat 2026

      İşte bu durum “proje çocuk” meselesini çocuğun gözünden görmemi sağladı be. Gül’ün omzuna yüklenen görünmez dosyalar, hedefler, beklentiler… Hepsi sanki “insan” olmadan önce “proje” olma zorunluluğu gibi duruyor. Sizce ebeveynler, iyi niyetle de olsa çocuklarını bir projeye dönüştürdüklerinde, çocuğun “kendi sesini” duyma şansı ne kadar kalıyor?

  • Banu Yaşar dedi ki

    19 Şubat 2026

    Beyaz önlük için bile olsa kimsenin hayatına müdahale etmemek gerektiği ne güzel anlatılmış.
    Neyse ki, beyaz önlük ve tatlıya bağlanmış pembe son :)

    • Burcu Y dedi ki

      20 Şubat 2026

      Değil mi anne yönlendirse de sonuçla ilgili ısrar etmemiş çok şükür :))

    • Tuba dedi ki

      27 Mart 2026

      İnsanlar bunu bazen ustalaştırdıkları için onlara ne kadar masum geliyor bir bilseniz... İnsanın bu doğru mu acaba diye sorgulamadan hayatı öylesine yaşaması bu. Tatlıya bağlanmış bağlanmasına ama bu konuda. Sadece bu konuda kalmış ve tekrar etmiyor veya etmemiş olabilir mi?

  • Busenur dedi ki

    19 Şubat 2026

    Çok sıklıkla en doğrusunu bizim bildiğimiz, başkasının hayatı için de en doğrusunu bizim seçeceğimiz yanılgısına düşüyoruz ve "iyi niyetle" çevremizdekilerin hayatına müdahale ediyoruz. Ama bize kendi istemediğimiz bir şeyin yaptırılmasından da bir o kadar nefret ediyoruz... Bu tutarsızlığı fark edebilmemiz ümidiyle :")

  • Butterfly dedi ki

    20 Şubat 2026

    Gül’ün kendi çocukluk yarasından çıkıp kızına aynı yolu çizme çabası içimi epey burktu. “Beyaz önlük” bazen bir meslekten çok, nesiller boyu taşınan bir yük olabiliyor. Çocuğumuzu gerçekten dinlemekle, ona kendi hayalimizi giydirmek arasındaki çizgi sizce nerede başlıyor?

  • Tuba dedi ki

    20 Şubat 2026

    Ne kadar da önemsiyoruz bir kimliği, bir mülk sahibi olmayı ya da biri tarafından sevilmeyi ve bunun gibi bir çok şeyi. Sırf bu isteklerimiz yüzünden ömrümüz telef olup gidiyor. Arkasından "değer miydi" dediğimiz şeyler hem kendimizi hem sevdiklerimizi yıpratıyoruz.

  • Nursen dedi ki

    20 Şubat 2026

    insanın kendi hayallerini sevdiklerine yüklerken bazen onların sesini duymayı unuttuğu, anılar dan bir tanesi .

  • Ilaha dedi ki

    20 Şubat 2026

    İnsanın başkasına kendi doğrularına göre iyilik yapayım derken aslında ne kadar eziyet edebileceği ihtimalini hatırlayabilmesi ne kadar kıymetli, kendi evladın olsa bile...

  • Firdevs dedi ki

    20 Şubat 2026

    “Bir kere sorsaydım ne istediğini. Dinleseydim onu, anlamaya çalışsaydım.”
    Anlatmaya çalışmadan sadece anlamaya çalışmak… Ne kıymetli…

  • Leyla Nilüfer Aşkın dedi ki

    21 Şubat 2026

    Başkalarının hayat senaryosunu yazmaya kalktığımızda ilişkiler zedeleniyor. Aslında herkes kendi hikâyesinin başrolü olmalı…
    Miktar arttıkça etkisi de azalıyor. Baskıyı arttırdıkça bağlar zayıflıyor. Karşıdakine alan açıldıkça güven de büyüyor.

  • Leyla Nilüfer Aşkın dedi ki

    21 Şubat 2026

    Başkalarının hayat senaryosunu yazmaya kalktığımızda ilişkiler zedeleniyor. Aslında herkes kendi hikâyesinin başrolü olmalı…
    Miktar arttıkça etkisi de azalıyor. Baskıyı arttırdıkça aradaki bağlar zayıflıyor. Karşıdakine alan açıldıkça güven de büyüyor.

  • Gözde Hilal dedi ki

    21 Şubat 2026

    İnsan farkında olmadan harap edebiliyor kendini. ”Ben yaşayamadım, onlar yaşasın, güzel bir hayatları olsun.” Halbuki tekrar tekrar söylenen bir söz, o söze aç olmayan çocukları ne kadar doyurur?

    • Ayşe Çelik dedi ki

      7 Mart 2026

      İnsan kendi yükünü kendi ağırlaştırıyor.

  • esra dedi ki

    21 Şubat 2026

    İnsan bir konuda miktarı arttırınca daha etkili olacağını varsayıyor işte...

  • Ceyda Dede dedi ki

    21 Şubat 2026

    Tekrarlayan ve etkisini kaybeden söylemlerimiz neler? Kimlere? Neden tekrar tekrar?
    Hayattaki etkimizi nerelerde azaltmışız?
    İlişkilerimize ve iletişimimize birde bu bakış açısından bakmak çok faydalı olacak. Ne kıymetli bir paylaşım 🌱

    • Gözde Hilal Öçalan dedi ki

      2 Nisan 2026

      Bu da bir yerde kimin hayatında şoför koltuğunda, kimin hayatında yolcu koltuğunda olduğumuzu belirliyor olabilir mi?

  • Z. K. dedi ki

    22 Şubat 2026

    İnsan farkında olmadan karşısındaki kişiye bazen kendi yapamadıklarını yaptırmaya çalışabiliyor. Oysa ki bizim onlar için yapabileceğimiz en iyi şey yön verebilmek. Seçimlerine müdahale etmek değil. Bu öykünün sonunda da bu çok güzel anlatılmış.

  • Hafize dedi ki

    23 Şubat 2026

    İnsanoğlunun anlamak ve anlaşılmak ister biz ise israr edince düzelir zannediyoruz bazı şeyleri ama daha zorlaşıyor süreç aslında

  • Tuğba Meclis dedi ki

    26 Şubat 2026

    Hayatın çok içinden... Çok gerçek... Yaşantımızın bir parçası....

  • Gülcan yavuz dedi ki

    2 Mart 2026

    Anne olunca insanın yüreğini ayrı bir korku kaplıyor.Çocuklarımız elimizden kaymasın diye vakitli vakitsiz herşeyi anlatıp kulaklarını gerçekten tıkıyoruz.Hangimiz annemizin hayalini gerçekleştir ki...Cocuklarımızdan böyle birşey bekliyoruz? Bu hikayede bende bir durup düşündüm .Bu zamana kadar çocuklarımızı yetiştirme çabasında ne hatalar yapmışım. Ne çabuk unutuyoruz dünümüzü ve ne çok istek yüklüyoruz cocuklarımıza🤔

  • Büşra dedi ki

    3 Mart 2026

    İnsan bazen "Ben senin iyiliğini istiyorum" söylemiyle ve gerçekten iyilik yaptığını da zannederek kendi isteklerinin başkaları için de en doğrusu olabileceğini zannedebiliyor maalesef ki

  • Ayşe dedi ki

    7 Mart 2026

    İnsanın istemediği bir şey karşısında net durabilmesi...
    Önce denedi annesinin gönlünü yapmak istedi ama olmadı. Sonra kendi yoluna baktı "yapamıyorum" diyerek. Elinden geleni yaptı olmayınca kendi yoluna baktı.

  • Aysel Çelik dedi ki

    7 Mart 2026

    İnsanın istemediği bir şey karşısında net durabilmesi...
    Önce denedi annesinin gönlünü yapmak istedi ama olmadı. Sonra kendi yoluna baktı "yapamıyorum" diyerek. Elinden geleni yaptı olmayınca kendi yoluna baktı.

  • Aysel Arslan dedi ki

    7 Mart 2026

    Hepimiz bir önlük giydirmek isteriz. Ancak kişi nin severek yaptığı iş daha önemlidir. Çocuklarımız ne olmak istiyorsa biz sadece yanında olmalıyız destek için.

  • Oya dedi ki

    8 Mart 2026

    Yaptığımız seçimler sorumlulukları ile beraber geliyor..

    Bunu gözden kaçırınca iyi niyetle bir yönlendirme zannederek en yakınımız da olsa başka bir insanı kendi seçimlerimiz ile zorlayabiliyoruz ne yazık ki :(

  • Lütfiye Nur Uyan dedi ki

    27 Mart 2026

    Hayata sadece kendi isteklerimiz ile değil de başkalarının istek ve ihtiyaçlarını da düşünerek bakabilsek daha adaletli bir bakış açısına sahip olacağız. Neyse ki Gül kızının isteklerinin daha farklı olabileceğini iş işten geçmeden farketmiş.

  • SinemK dedi ki

    29 Mart 2026

    Çok söylemek değil aslında, doğru yerde ve zamanda söylemek kıymetli. İyi niyetle bile olsa, fazla tekrar edince sözün ağırlığı kalmıyor.
    Bazen fark etmeden üstüne gittikçe, en çok sevdiklerimizi kendimiz uzaklaştırıyoruz.

  • zehra bayraktar dedi ki

    7 Nisan 2026

    insanın mutluluğunun doğru kapısı burada. isteklerini hamleye dönüştürmek. ama hangi istek? her istek için anlayışlı olunmalımı ? isteklerimizi veya yetiştirme hakkımız olduklarının isteklerini kalibre etmezsek ne olur ? kontrolsüz istekler can yakma mı ?

  • D.G dedi ki

    9 Nisan 2026

    Hiç farkında olmadan yapabiliyoruz. Karşımdaki benden başka bir insan. Çocuğumda olsa ben değil. Yetenekleri, istekleri ve becerileri doğrultusunda destek verebilmek. Çocuğumuzun mutlu ve başarılı olmasına katkı burdan geçiyor. Bunu hangi anne baba istemez ki....

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.